
26 Nisan’da yayımlanan yeni sağlık turizmi yönetmeliğini, USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver ve Alanya Sağlık Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Girgin ile birlikte masaya yatırdık. Sadece maddeleri değil, vizyonu konuştuk. Sağlık turizmi sektöründe yıllardır sahada, kurumlarda, ekranlarda konuşulan ama bir türlü çözüme kavuşamayan pek çok başlık, 26 Nisan 2025 tarihinde yayımlanan yeni yönetmelikle birlikte yeniden gündemimize taşındı. Bu önemli değişimi, yalnızca bir “resmî metin” olarak değil; Türkiye’nin sağlık ihracatında geldiği noktanın ve gideceği yönün somut bir göstergesi olarak değerlendiriyorum.
Bu nedenle, Antalya’da Kanal V stüdyolarında gerçekleştirdiğimiz Zirve programında, sürecin en kritik iki aktörüyle bir araya geldik:
USHAŞ Genel Müdürü Sayın Behlül Ünver ve
Alanya Sağlık Turizmi Derneği Başkan Yardımcısı Ahmet Girgin.
Yönetmelikten daha fazlasını konuşmak, sadece düzenlemeleri değil, bu düzenlemelerin arkasındaki devlet vizyonunu, saha reflekslerini ve sektörel kırılmaları ele almak istedik.
Sayın Behlül Ünver’in de vurguladığı gibi bu yönetmelik, yalnızca bir “güncelleme” değil. Türkiye, sağlık turizminde artık fiyat rekabeti yerine kalite odaklı bir modele geçiyor. Bu, sektörümüzün geleceği için kritik bir kırılma noktası.
Yeni dönemde artık sadece “nasıl hasta getiririz?” sorusu değil, “nasıl sürdürülebilir, etik ve global ölçekte tanınan bir sistem kurarız?” sorusu masada.
Zirve’de dikkat çektiğim önemli bir nokta da şuydu: Bu yönetmelik masa başında değil, sahadan gelen geri bildirimlerle şekillendi.
Ahmet Girgin’in sahada birebir şahit olduğu sorunlar, USAŞ’ın yönlendirmesiyle kamuya taşındı ve yönetmelik bu çok katmanlı veriyle revize edildi.
Bazı öne çıkan değişiklikleri burada yeniden hatırlatmak isterim:
Bütün bu değişiklikler, yalnızca bir “kolaylaştırma” değil; aynı zamanda bir kalite filtresi işlevi görecek şekilde kurgulandı.
Programda özellikle dikkat çektiğim bir diğer konu da Her Türkiye platformunun konumuydu. Artık yurtdışındaki hastaların karşısına tek bir referans sistemle çıkıyoruz. Bu platform sadece bir listeleme alanı değil; Türkiye’nin sağlık markası güvenliğinin sigortası olacak.
Üstelik bu yapı sayesinde merdiven altı uygulamalara karşı daha güçlü bir izleme sistemi kurulacak. Hasta memnuniyeti, performans kriterleri ve kurumların itibarı bu sistem üzerinden yönetilecek.
Zirve’de konuşulan her maddeye dair farklı yorumlar, eleştiriler ve sahadan yükselen endişeler olduğunu biliyorum. Ancak şunu çok net bir şekilde söyleyebilirim:
Bu yönetmelik mükemmel olmak zorunda değil, ama gerekliydi.
Çünkü sistem, hareket hâlindeyken güncellenmek zorundaydı.
USHAŞ’ın da dediği gibi “merdiven altını büyütecek” her adım dikkatle izlenecek. Bu yüzden yönetmelik sabit değil, canlı bir yapıdır. Geri bildirimlerle revize edilebilir ve bu sektörel katılımın kendisi bile başlı başına bir değerdir.
Bu programı yapmaktaki amacım sadece kamuoyunu bilgilendirmek değildi. Sektöre yön verenlerin, karar alıcıların ve sahada emek veren herkesin ortak bir dil kurabilmesini sağlamak istedim.
Zirve, bu anlamda bir televizyon programından fazlasıydı: Bir politika tartışma alanı, bir yol haritası çizme zeminiydi.
Yeni yönetmelik bize şunu söylüyor:
Artık bireysel başarı hikâyeleri değil, kurumsal güven hikâyeleri yazmamız gerekiyor.
Türkiye’nin sağlık turizmindeki büyümesi, sadece sayılarla değil;
Ben bu süreçte sesi olan, sözü olan ve sorumluluk alan herkesi bir kez daha teşekkürle anmak isterim.
Zirve’nin sektör için bir yol gösterici olmasını, yeni yönetmelik dönemine rehberlik etmesini diliyorum.
Emre Beşkardeş